Çorum'ca Sözlük 12 Haziran 2023, 21:45
Çorum’da Kullanılan Yerel Kelimeler
A: mutfak ocağının en yüksek alev konumu
Aba: abla
Ahacık: işte burada
Apolyo: hoparlör
Aralık: sokak
Asik etek: kadın
Asikli: kadın
Atınnaşmak: ağız kavgası yapmak
Atsinaa: at sineği
Avgun: ayçiçeği, günebakan
Ayuşlu başuşlu: yatakta birden fazla kişinin, özellikle çocukların birbirlerine ters istikamette yatmaları
Baba çıhasıca: bir beddua sözü
Babal: vebal
Bacalık: baca
Badal: merdiven
Bağ gaynatmak: bağbozumu zamanı, üzümleri pekmez yapmak için yapılan işlemler bütünü
Baldırcan: patlıcan
Başına çökmek: tecavüz etmek
Bayaktan: biraz önce
Bayliime: bari
Bazar ekmeği: açık ekmek, lavaş
Belemek: özellikle küçük bebekleri sarıp sarmalamak
Beriğun: yakın geçmiş gün
Bıcaklık: kap kacak konulan, duvara monteli dolap
Bıkın: vücudun bel kısmının arkası
Bıldır: geçen bahar
Bızaa: buzağı
Bidıhım: bir lokma
Bisohum: bir lokma
Bicimcik: birazcık
Birerelleş: birer tane
Bişaal: bozuk, biçimsiz
Bizaal: daha sonra
Bol bolamat: bolca
Boön: bugün
Bostan: karpuz
Büsleğaç: yufka ekmeği yaparken, sac üzerinde yufkayı çevirmeye yarayan yassı ve uzun tahta gereç
Capcık: gayrı ciddi
Carcur: fermuar
Cazı: türlü şaklabanlıklarla kendini sevdiren kız çocuğu (işveli kadınlar için de kullanılır)
Cerek: ahşap evlerde kullanılan kalın, sağlam ve uzun ağaç gövdesi
Cılpık:cıvık kimse
Cıncık: misket, bilye
Cızlak: krep
Comba: erkek manda
Combam: yüreklendirmek ya da gaza getirmek için söylenen bir iltifat sözü
Culuk: hindi
Cüvere: sigara
Çalkama: ayran
Çansaat: saat kulesi
Çatalaşı: bir tür hamurlu çorba
Çatamata: uzun eşek oyunu
Çedene: yenmek amacıyla kavrulmuş kendir tohumu
Çıkdem: tamamen demli çay
Çilte: uzun ve ince değnek
Çimmek: banyo yapmak
Çipilki: çalı çırpı
Çoodürümçüş: tahterevalli
Çökek: bataklık
Dal: omuz
Dalye: topla oynanan dokuz taş oyunu
Dam: ahır
Dekmik: tekme
Delaannı: delikanlı
Dengil dombalak: takla
Deriğun: Pazar günü
Deşenek: çocukların oynadığı renkli bilye
Devrisiğun: ertesi gün
Deydaha: işte orada
Dıkız gelmek: zor gelmek (argo anlamda kullanılır)
Dilliksiz: geçinilmesi güç, uyumsuz kimse
Dinari: iskambil destesinde karo
Dinelmek: ayakta beklemek
Dingildemek: dengesiz bir eşyanın sallantılı olma durumu
Dingirdemek: boş yere gevezelik etmek
Dombaydan: damdan düşer gibi, aniden yapılan iş ya da söylenen söz
Dooşürüksüz: düşüncesizce söz söyleyen ya da hareket eden kimse
Duşka: yüz ve çene bölgesi
Düveç: havan
Eci: abla
Ecimcik: azıcık
Edik: tokalı, naylon sandalet
Edişmek: tartışmak
Ekmekdene: ekmek çarpsın anlamında yemin sözü
El el yemek: bir yemeği ekmeksiz yemek
Ellani: demir leğen
Elleham: herhalde
Eme: hala
Emilaha: demek öyle anlamında hayret ifadesi
Enek: çocukların oynadığı renkli cam bilye
Engalle: çocuk oyunlarında sonuncu olan
Eniyanı olmak: şaşırıp kalmak
Erkek uşaa: oğlan çocuğu
Ersin: hamur işi yaparken tezgaha yapışan hamuru kazımaya yarayan metal gereç
Evreğaç: yufka ekmeği yaparken, sac üzerinde yufkayı çevirmeye yarayan yassı ve uzun tahta gereç
Eze: vücudun bir yeri ama tam bilemedim
Ezvane: eczane
Feraamak: yaranın iyileşmesi
Gahbesüdüğü: o. Çocuğu anlamında kullanılan küfür sözü
Gahırık: balgam
Galle: kayısı kompostosu
Gapalı bazar: Pazar günü
Gatdel: koyu
Gaydelenmek: nazlanmak, cilvelenmek
Gayiş: pantolon kemeri
Gıllamak: elinden bir şey gelmeyince, sadece söylenebilmek
Gırcı: ince ince yağan kar
Gısmık: cimri
Gıtil: yüz geçirilmemiş yorgan
Gıtsat: ancak, ucu ucuna, kılpayı
Gıyık: kapı veya pencerenin azıcık açıklık kalacak şekilde kapatılması
Gızarçı: oyunda mızıkçılık yapan çocuk
Gidişmek: kaşınmak
Girennik: kiler
Gobel: oğlan
Golbez: köpek yavrusu
Goocu: dedikoducu
Goresimek: özlemek
Gubür: bir yerin süpürülmesinden sonra faraşla alınması gereken taş, ot, çöp, pislik vb.
Guneş: krem bulaşık deterjanı
Gunnamak: kedi ve köpeklerin doğurması
Gunülemek: kıskanmak
Guher: cevher
Hacet: ev eşyası
Haklaa: hububat ölçeği
Hamamlık: duvarda gömme banyo
Hanımatın: hanım hanımcık, hanımefendi
Haside: bir tür un tatlısı
Hava hava: ağzını ayıran avanak, embesil tiplere uyanık olmasını salık vermek için söylenir
Hedik: kaynatılmış buğday
Helevri: çabucak
Helki: demir kova
Helle aşı: yeşil mercimek ve unla yapılan bir yemek
Heri: geniş bir kullanım alanı olan pekiştirme sıfatı
Heşlemek: bozmak
Hokralı: sümüklü
Horimelek: yüz veya ruh güzelliğini anlatan, melek gibi anlamında bir deyim. Erkeklere kullanılmaz
Hüşkü: çürümeye yüz tutmuş meyve
Hüşümlenmek: ürpermek
Iğıl ığıl: buram buram terlemek gibi bir anlamı var.
Iğıldak: hemencecik
Ilıngaç: kundak bebeklerinin sallanmasına yarayan salıncak
Irıssız: huysuz, geçimsiz
İbragaz: üçlü tüp ocağı
İleğan: leğen
İlistir: kevgir
İskembe: sandalye
İstikan: çay bardağı
İşlik: yakasız gömlek
İyadeli taavitli: iadeli taahhütlü
İyea: kaburga
Karartı: evde kalabalık yapan araç gereç
Karın: işkembe
Katmer: yağlı hamurla sacda pişirilen ince ve geniş çörek
Kayıt: pencere çerçevesi
Keh: kenar
Kelik: bağ evi
Kemire: hayvan gübresi
Kemirtlek: kıkırdak
Kese: kestirme yol
Kıyın kıyın: köşe bucak, dörtbir taraf, her taraf
Kocabaş: şeker pancarı
Komüş: manda
Koskurek: küçük kömür küreği
Köstafa: küçük kömür küreği
Kuğüf: bebeklerin içine konuldukları derin salıncak
Lüküs: lüks
Maana: bahane
Makat: tahtadan, sabit sedir
Maksi: uzun, aşağı kısmı bol, desenli ve ince kumaştan yapılmış yazlık etek
Mal melal: 1-menkul, gayrimenkul 2-büyükbaş hayvan varlığı
Mandik: pijama türevi, fermuarsız, çoğunlukla çocukların giydiği pantolon
Mangaş: cımbız
Mapis damı: cezaevi
Masaf: sini, tepsi
Marsilya: çatı kiremidi
Mayalı: çörek
Mayıl mayıl: aval aval bakmak anlamında
Mayış: maaş
Mazarat: yaramaz çocuk
Mazlım: iyi huylu, söze gider
Mefaat etmek: eceliyle ölmek
Metel: bilmece
Mezellik: mezarlık
Mıkladız: mıknatıs
Muhaat olmak: göz kulak olmak, korumak, kollamak
Muzunnas: 1-içten pazarlıklı 2-şakacı
Mürdümük: küçük taneli dolu
Naasibetsiz: münasebetsiz
O ne şaal şey: o ne biçim şey, ne ilgisi var
Oğmaç: yufka ekmek ve yumurtayı yağda kızartarak yapılan pratik bir yemek
Okgel: çocukların, yere mektup zarfı şeklinde çizerek oluşturdukları bölmelerde, ayaklarıyla taşı sürükleyerek oynadıkları bir oyun
Onculayın: çok değerli, çok güzel
Öllük: kundak bebeklerini belerken altlarına konan, elenmiş, ısıtılmış toprak
Öteğun: yarından sonraki gün
Ötev: öbür oda
Ötürük: ishal
Pakla: fasulye
Pan: küf
Pancar: madımak
Pantul: pantolon
Paşaport: pasaport
Pate: patates
Pervede: marmelat
Pinnik: kuş kümesi
Poğrek: logar
Saartmek: koşturmak
Saasak: saksağan
Saasek: seksek
Sallanguç: salıncak
Sitil: kevgir
Siynembitti: saklanbaç oyunu
Soku: bulgur dövülen taş
Soyka: ölülerin üzerinden çıkan giysi
Sufat: insan yüzü
Sulu yağ: sıvı yağ
Sürgeç: yufka ekmeği yaparken, sac üzerinde yufkayı çevirmeye yarayan yassı ve uzun tahta gereç
Sürgüç: bulaşık bezi
Sütlü: sütlaç
Şadana: çamur, yapışkan ve arsız tipler için kullanılan bir kelime
Şallak: çıplak
Şergade: başa bela, yaramaz çocuk
Şikaat: şikayet
Şilepe: çay, reçel gibi şekerli şeylerin döküldükleri yerde kuruyarak oluşturduğu yapışkan leke
Şinnemek: şımarmak
Tahtıyaalesice: bir beddua sözü
Tavatır: çok ala, çok iyi
Tavsur: vesikalık fotoğraf
Tebaat: huy
Tebelleş: musallat
Tekercan: bahar aylarında yetişen, yenilen bir ot türü
Terek: kap kacak konulan duvara monteli, önü açık dolap
Tevkullü: nişanlı
Tikan: bakkal
Tokaç: çamaşır yıkarken kirleri çıkarmak için, çamaşıra vurularak kullanılan, saplı ve ağır tahta gereç
Tokecimek: ayağı bir yere takılıp sendelemek
Tomafil: otomobil
Top sahası: stadyum
Toplu: pencere
Toyka çorbası: yoğurtlu çorba
Töllek: ishal
Tuğla: çatı
Tumman: pijama türevi, fermuarsız, çoğunlukla çocukların giydiği pantolon
Türlütevir: çeşit çeşit
Ufra: hamur işi yaptıktan sonra arta kalan un ve hamur karışımı atık kısım
Urya: rüya
Üreluğun: geçen gün
Vesayit: vasıta, araba
Yağlık: büyük mendil
Yanıç: sacda pişirilen bir tür çörek
Yanıllı: vücudun yan tarafı
Yanmaz tava: teflon tava
Yayhamak: yıkamak
Ye: mutfak ocağının en düşük alev konumu
Yekbaydan: damdan düşer gibi, aniden yapılan iş ya da söylenen söz
Yiit: yiğit
Yoka: ince, zayıf
Yoorik akıllı: gelgit akıllı, istikrarsız davranışları olan
Yüğurtmek: koşmak, seğirtmek
Yüklük: duvarda yatak yorgan konulan gömme dolap benzeri yer
Zavrak: hıyar
Zavzu: sebze yetiştirilen yer
Zumzuk: yumruk
Zuval: kızılcık
